Karluklar
Daha fazla eylem
Karluklar, Göktürkler ve Uygurlar gibi büyük kağanlıklar kurmamış olmakla birlikte Türk ve Orta Asya tarihinde önemli rol oynayan Türk topluluklarından biridir. Karluklar hakkındaki bilgiler; Türk yazıtları, Çin ve Tibet kaynakları ile İslam tarihçilerine ait eserlerde yer almaktadır.
Karluklar, özellikle VIII. yüzyıldan itibaren Orta Asya’daki siyasî gelişmelerde etkili olmuşlardır. Göktürk Kağanlığı’nın yıkılışında rol oynayan Karluklar, daha sonra Uygur Kağanlığı ile mücadele etmiş ve Batı Türkistan’da güçlü bir siyasî konuma ulaşmışlardır. VIII. yüzyılın ortalarından itibaren eski On Ok topraklarında hâkimiyet kurarak bölgenin önemli güçlerinden biri hâline gelmişlerdir.
Karlukların tarihî faaliyet alanı, zaman içinde Altayların batısı, Tarbagatay, Cungarya, Yedisu ve Batı Türkistan sahalarına yayılmıştır. Talas Savaşı’nda oynadıkları rol, Türkistan’daki Çin etkisinin sona ermesi ve Karlukların bölgede güç kazanması bakımından önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Karluklar daha sonraki dönemde Karahanlı Devleti’nin kuruluşunda önemli bir unsur hâline gelmiş ve Orta Asya Türk tarihinin siyasî ve kültürel gelişiminde etkilerini sürdürmüşlerdir.
Adı, Kökeni ve Boy Yapısı
Karluk adının kökeni hakkında kesin bir açıklama bulunmamaktadır. Karluk adının Türkçe olduğu kabul edilmekle birlikte, kelimenin anlamı konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Yaygın görüşlerden birine göre ad, karkelimesiyle bağlantılı olup “karlı” anlamına gelebilir. Ancak bu görüş kesin değildir.
Bir başka görüşe göre Karluk adı, “kar yığını” veya “karlı dağlarda yaşayan topluluk” anlamıyla ilişkilendirilmektedir. Bazı araştırmacılar ise kelimenin karaluk/karal- veya karıl- kökleriyle bağlantılı olabileceğini ileri sürmüştür.
Karlukların kökeni de kesin olarak açıklığa kavuşmamıştır. Çin kaynaklarında Karluklar Göktürklerle ilişkili bir boy olarak gösterilir. Ancak Karlukların tarih boyunca Göktürklerle zaman zaman savaşmaları ve bağımsız hareket etmeleri, onların Göktürklerin çekirdek boylarından ziyade akraba bir topluluk olduklarını düşündürmektedir. Bazı araştırmacılar Karlukların Ak Hun (Heftalit) kalıntılarından gelmiş olabileceklerini de ileri sürmüştür.
Karluklar, kaynaklarda genellikle üç boydan oluşan bir topluluk olarak gösterilir. Eski Türk yazıtlarında bazen "Karluk bodun" (Karluk halkı) şeklinde geçmeleri, onların tek bir boydan ziyade bir boylar birliği olduğunu göstermektedir. Zaman içinde bu yapı genişleyerek daha fazla boyu içine almıştır.
Karlukların ilk yerleşim alanlarının Beşbalık’ın kuzeyi, Altayların batısı, Kara İrtiş Vadisi ve Tarbagatay Dağları çevresi olduğu kabul edilmektedir..
Göktürkler Dönemi
Karluklar, tarih sahnesine çıktıkları dönemde Batı Göktürk Kağanlığı’na bağlı topluluklardan biriydi. Batı Göktürk yönetiminin zayıflamasıyla birlikte Karluklar zaman zaman bağımsız hareket etmeye başladılar.
Batı Göktürk Kağanı Ton Yabgu Kağan’ın yönetiminin son dönemlerinde uyguladığı sert politikalar bazı toplulukların tepki göstermesine yol açtı. Bu süreçte Karluklar da kağana karşı ayaklanan topluluklar arasında yer aldı. Ton Yabgu Kağan’ın ölümünden sonra Batı Göktürk Kağanlığı’nın siyasî karışıklığa sürüklenmesiyle Karluklar, çeşitli Göktürk hükümdarlarının hâkimiyeti altında yaşamaya devam etti.
VII. yüzyılın ortalarında Karluklar, Çin ve Batı Göktürkler arasındaki mücadelelerde önemli bir unsur hâline geldi. Altay bölgesinde hüküm süren Çabış Kağan, bazı Karluk topluluklarını hâkimiyeti altına aldı. Ancak daha sonra Karlukların bir bölümü Çin tarafına geçti ve Çabış Kağan’a karşı Çin ordularının yanında yer aldı.
Çabış Kağan’ın 650 yılında Çinliler tarafından ele geçirilmesinden sonra Tang yönetimi, kendisine bağlılığını bildiren Karluk toplulukları için idarî birimler oluşturdu. Benzer şekilde Batı Göktürk hükümdarı Yipi Tölük Kağan döneminde bazı Karluk boyları, Göktürk beylerinden Aşina Helu’ya bağlandı.
Aşina Helu’nun Çin’e karşı mücadeleye başlaması üzerine Çin yönetimi onun gücünü azaltmak amacıyla kendisine bağlı toplulukları yanından ayırmaya çalıştı. Bu kapsamda 654 yılında Karluklara karşı sefer düzenlendi ve Karluklar Çin hâkimiyetini kabul etmek zorunda kaldı. Aşina Helu’nun yenilgisinden sonra ise 658 yılında Karluk boyları için ayrı idarî düzenlemeler yapıldı.
İkinci Göktürk Kağanlığı Dönemi
İkinci Göktürk Kağanlığı’nın kurulmasından sonra Karluklar yeniden Göktürk hâkimiyetine girdiler. Ancak Kapgan Kağan döneminde uygulanan sert yönetim anlayışı, Karluklar da dâhil olmak üzere bazı toplulukların devlete karşı harekete geçmesine yol açtı.
Karluklar, 711 yılında Göktürk yönetimine karşı ayaklanan topluluklar arasında yer aldı. Bu isyan, Köl Tigin tarafından bastırıldı. Ancak Kapgan Kağan’ın sert politikaları sebebiyle Karluklar yeniden harekete geçti ve 714-715 yıllarında Çin ile ilişki kurmaya çalıştı.
Kapgan Kağan, Karlukların ayaklanmasını bastırmak amacıyla üzerlerine sefer düzenledi ve onları mağlup etti. Bu mücadelelerden sonra Karluklar yeniden Göktürk hâkimiyetine bağlandı.
Bilge Kağan döneminde devlet yönetimindeki istikrar sayesinde Karluklarla büyük çaplı çatışmalar azaldı. Ancak Bilge Kağan’ın 734 yılında ölümünden sonra Göktürk Kağanlığı yeniden karışıklık içine girdi. Bu ortam, Karlukların ilerleyen dönemde daha bağımsız bir siyaset izlemelerine zemin hazırladı.
Uygur Kağanlığı’nın Kuruluşu ve Karlukların Yükselişi
Bilge Kağan’ın 734 yılında ölümünden sonra Göktürk Kağanlığı yeniden siyasî karışıklık içine girdi. Merkezi otoritenin zayıflamasıyla birlikte devlete bağlı topluluklar bağımsız hareket etmeye başladı. Bu süreçte Uygurlar, Karluklar ve Basmıllar bir ittifak oluşturarak Göktürk yönetimine karşı harekete geçtiler.
741 yılında başlayan bu mücadeleler sonucunda Göktürk hâkimiyeti büyük ölçüde sarsıldı. Kutlug Yabgu’nun öldürülmesinden sonra üçlü ittifak, Aşina soyundan gelen Basmıl beyini kağan ilan etti. Uygur beyi doğu kanadında Sol Yabgu, Karluk beyi ise batı kanadında Sağ Yabgu unvanını aldı.
Göktürklerin son hükümdarı Ozmış Kağan, bu ittifaka karşı koymaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Çin’in de desteklediği mücadeleler sonucunda 744 yılında Ozmış Kağan öldürüldü. Aynı yıl Uygurlar ve Karluklar, Basmıl Kağanı’nı ortadan kaldırarak Uygur beyi Kutlug Boyla’yı kağan ilan etti. Böylece Ötüken Uygur Kağanlığı kuruldu ve Karluklar Uygur hâkimiyeti altına girdi.
Karluklar, Uygur Kağanlığı döneminde de bağımsız hareket etme eğilimlerini sürdürdüler. Uygurların devletlerini kurarken Karlukları askerî mücadelelerde ön saflarda kullanmaları, iki topluluk arasındaki ilişkilerin zamanla bozulmasına yol açtı.
Uygur Kağanlığı’nın kuruluşundan kısa süre sonra Karluklar, Uygur yönetimine karşı harekete geçti. 747 yılında Uygurlar tarafından yenilgiye uğratılan Karluklar, batıya doğru çekilmek zorunda kaldı. Ancak Karlukların siyasî gücü tamamen ortadan kalkmadı.
VIII. yüzyılın ortalarında Karluklar, yeniden güç kazanmak için uygun bir ortam buldu. Türgiş Kağanlığı’nın zayıflaması ve Batı Türkistan’daki siyasî boşluk, Karlukların eski On Ok topraklarına doğru ilerlemesini kolaylaştırdı.
Karlukların Batı Türkistan’da Güçlenmesi
750’li yıllarda Karlukların bir bölümü Uygur hâkimiyetini kabul ederken, diğer gruplar batıya göç ederek On Okların eski yurtlarına yerleşti. Türgişlerin iç mücadelelerle zayıfladığı bu dönemde Karluklar bölgede etkili bir güç hâline geldi.
Karluklar, 766 yılında Türgişlerin siyasî varlığına son vererek eski On Ok topraklarındaki en önemli siyasî güç oldu. Bu tarihten sonra Çin’in bölgedeki etkisi de büyük ölçüde azaldı.
Karlukların Batı Türkistan’a yerleşmesi, Orta Asya tarihindeki önemli gelişmelerden biri oldu. Bu dönemde Karluklar, hem Çin hem de Araplarla ilişkilerinde bağımsız bir siyaset izlemeye başladı.
Talas Savaşı ve Karlukların Bölgesel Güç Hâline Gelmesi
Karlukların Batı Türkistan’da güç kazandıkları dönemde bölgedeki iki büyük güç olan Çin Tang Hanedanlığı ile Abbasi Halifeliği karşı karşıya geldi. Türgişlerin zayıflamasıyla birlikte Çin, eski Batı Göktürk topraklarında yeniden etkisini artırmaya çalışırken, Abbasiler de Mâverâünnehir’deki hâkimiyetlerini korumaya çalışıyordu.
Talas Savaşı’na giden süreçte Çin ordusunun başında bulunan Gao Xianzhi, Fergana ve Taşkent çevresindeki gelişmelere müdahale etti. Taşkent hükümdarının Çin tarafından öldürülmesi, bölgedeki Türk ve yerel güçlerin Çin karşıtı bir tutum almasına yol açtı. Bunun üzerine Abbasiler ile Çin kuvvetleri arasında mücadele başladı.
751 yılında gerçekleşen Talas Savaşı’nda Çin ordusu ile Abbasi ordusu karşı karşıya geldi. Çin ordusunun içinde Karluk kuvvetleri de bulunuyordu. Savaş sırasında Karluklar taraf değiştirerek Abbasi ordusunun yanında yer aldı. Bunun sonucunda Tang ordusu ağır bir yenilgi aldı ve bölgedeki Çin etkisi büyük ölçüde sona erdi.
Talas Savaşı, Karlukların Orta Asya’daki konumunu güçlendiren önemli bir gelişme oldu. Savaşın ardından Sır Derya’nın doğusu ve Tanrı Dağları’nın kuzeyindeki bölgelerde Karluklar en önemli siyasî güçlerden biri hâline geldi. Çin’in batıya yönelik askerî faaliyetleri büyük ölçüde sona ererken, Karluklar Batı Türkistan’daki hâkimiyet alanlarını genişletti.
Talas Savaşı’nın sonuçlarından biri de Çinli esirler aracılığıyla kâğıt yapım tekniğinin İslam dünyasına ulaşması olarak kabul edilmektedir. Ancak savaşın Türklerin topluca İslamiyet’i kabul etmesine yol açtığı şeklindeki görüşler tarihçiler tarafından tartışmalıdır. Karlukların önemli bir bölümü bu dönemden sonra da Müslüman güçlerle mücadele etmeye devam etmiştir.
Karluk Yabguluğu ve Karahanlılara Giden Süreç
Talas Savaşı sonrasında Karluklar, Batı Türkistan’da güçlü bir siyasî yapı oluşturmaya başladı. Sır Derya’nın doğusu, Tanrı Dağları çevresi ve Yedisu bölgesi Karlukların başlıca hâkimiyet alanları oldu.
VIII. yüzyılın sonları ve IX. yüzyılın başlarında Karluklar, Uygurlar, Kırgızlar ve Oğuzlar gibi çevredeki Türk topluluklarıyla mücadele etti. Aynı zamanda Mâverâünnehir’deki Müslüman devletlerle de zaman zaman savaştılar. Fergana, Taşkent, Taraz ve Farab çevresi Karluklarla İslam dünyasının karşılaştığı önemli bölgelerdi.
Karluklar ile Abbasiler ve daha sonra bölgedeki Müslüman devletler arasında savaşların yanı sıra ticari ilişkiler de devam etti. IX. yüzyılda Karluklar arasında İslamiyet yayılmaya başladı. Bu süreçte Müslüman kaynaklarında Karlukların bir bölümü Türk olarak adlandırılmaya devam ederken, İslamiyet’i kabul eden Karluk grupları da ortaya çıktı.
Karluklar, X. yüzyılda siyasî bakımdan zayıflamaya başladı. Sâmânîlerle yapılan mücadeleler ve iç karışıklıklar sonucunda güçleri azaldı. 943 yılında Karahanlıların Çu Vadisi’ni ele geçirmesiyle Karluk Yabguluğu’nun siyasî varlığı sona erdi.
Bununla birlikte Karluklar, Karahanlı Devleti’nin kuruluşunda temel unsurlardan biri oldu. Karluk boyları, sonraki dönemde Karahanlı siyasî ve kültürel yapısında önemli bir yer tuttu.
Karluklar ve İslamlaşma
Karlukların İslam dünyasıyla ilişkileri, Batı Türkistan’a yerleşmelerinden sonra yoğunlaşmıştır. Karluklar, Mâverâünnehir’deki Müslüman devletlerle zaman zaman savaşmış, ancak barış dönemlerinde ticari ilişkilerini de sürdürmüşlerdir. Fergana, Taşkent, Taraz ve Farab gibi bölgeler, Karluklar ile İslam dünyasının karşılaştığı önemli merkezler olmuştur.
VIII. yüzyılın sonları ile IX. yüzyılın ilk yarısında Karluklar, Abbasi kuvvetleriyle çeşitli mücadelelere girdi. Fergana bölgesi bu mücadelelerde sık sık el değiştirdi. Bununla birlikte Karluklar arasındaki İslamlaşma süreci yavaş ilerledi ve uzun süre Müslüman devletlerle mücadele hâlinde kaldılar.
X. yüzyılda Karluklar arasında İslamiyet yayılmaya başladı. Abbasi ve Sâmânîlerle yapılan mücadeleler sırasında bazı Karluk toplulukları Müslüman oldu. Böylece Karluklar, İslamiyet’i kabul eden ilk Türk topluluklarından biri hâline geldi.
Karlukların siyasî gücü zamanla azalırken, etnik ve kültürel etkileri devam etti. Karluk boyları, özellikle Karahanlı Devleti’nin kuruluşunda önemli bir unsur oluşturdu. Karahanlıların nüfus yapısında Karlukların önemli bir yeri bulunuyordu.
Tarihî Miras
Karluklar, Göktürk ve Uygur dönemlerinde Orta Asya siyasetinde etkin bir boylar birliği olarak ortaya çıkmış, VIII. yüzyılın ortalarından itibaren Batı Türkistan’ın önemli güçlerinden biri hâline gelmiştir.
Göktürk Kağanlığı’nın sona ermesinde, Çin’in Orta Asya’daki etkisinin kırılmasında ve Talas Savaşı sonrasında bölgedeki güç dengelerinin değişmesinde Karlukların önemli rolü olmuştur.
Karluklar, bağımsız bir kağanlık kurmamış olsalar da oluşturdukları siyasî yapı ve Karahanlıların kuruluşundaki rolleri sebebiyle Türk tarihinin önemli toplulukları arasında yer alır. Karluk adı zamanla siyasî bir kimlik olarak zayıflamış olsa da Karluk boylarının meydana getirdiği kültürel miras sonraki Türk toplulukları içinde yaşamaya devam etmiştir.