Menüyü aç / kapat
Tercihler menüsünü aç / kapat
Kişisel menüyü aç / kapat
Oturum açık değil
Herhangi bir düzenleme yaparsanız IP adresiniz herkese açık olarak görünecektir.

Sir Tarduşlar

Ansiklo sitesinden
11.56, 1 Ağustos 2026 tarihinde Admin (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 453 numaralı sürüm ("'''Sir Tarduşlar''', Töles boylar birliği içinde yer alan ve VII. yüzyılın ilk yarısında Orta Asya'nın en güçlü Türk topluluklarından biri hâline gelen bir boylar konfederasyonudur. Çin kaynaklarında '''Hsie-yen-t'o (Xueyantuo)''' adıyla geçen bu topluluk, Sir (Hsie) ve Tarduş (Yen-t'o) boylarının birleşmesiyle ortaya çıkmış, zamanla çok sayıda Türk boyunu bünyesinde toplayarak siyasî bir güç kazanmıştır. Özellikle..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Sir Tarduşlar, Töles boylar birliği içinde yer alan ve VII. yüzyılın ilk yarısında Orta Asya'nın en güçlü Türk topluluklarından biri hâline gelen bir boylar konfederasyonudur. Çin kaynaklarında Hsie-yen-t'o (Xueyantuo) adıyla geçen bu topluluk, Sir (Hsie) ve Tarduş (Yen-t'o) boylarının birleşmesiyle ortaya çıkmış, zamanla çok sayıda Türk boyunu bünyesinde toplayarak siyasî bir güç kazanmıştır. Özellikle Doğu Göktürk Kağanlığı'nın zayıfladığı 627 yılı sonrasında bağımsız hareket etmeye başlamış, 630 yılında Göktürk Kağanlığı'nın yıkılmasının ardından ise bozkırın en etkili siyasî gücü hâline gelerek 647 yılına kadar Göktürk mirası üzerinde hâkimiyet kurmuştur.

Göktürk Hâkimiyetinde Sir Tarduşlar

Sir Tarduşlar, I. Göktürk Kağanlığı'nın kuruluşuyla birlikte Göktürk hâkimiyeti altına girdiler. Kaynaklarda bir kısmının Ötüken'in doğusunda, diğer bir kısmının ise Tanrı Dağları'nın doğu ucundaki Tafgan (T'an-han) Dağı çevresinde yaşadığı belirtilmektedir. Bu durum, 603 yılına kadar Altaylar ile Tanrı Dağları'nın doğu kesimlerinde Göktürk idaresi altında bulunduklarını göstermektedir.

552 yılından önce Bumin Kağan, Töles boylarını hâkimiyeti altına alarak siyasî ve askerî gücünü artırmış, ardından Juan-juanları mağlup ederek Göktürk Kağanlığı'nı kurmuştur. Sir Tarduşlar da Töles birliği içinde bu hâkimiyete katılmıştır.

603 yılında Batı Göktürk Kağanı Tardu'nun mağlup olmasının ardından Töles boyları Batı Göktürk idaresinden ayrıldı. Ancak yerine geçen Ch'u-lo Kağan'ın ağır vergiler koyması ve yüzlerce boy beyini idam ettirmesi üzerine geniş çaplı bir isyan başladı. Töles toplulukları bu süreçte iki siyasî merkez etrafında toplandı. Tanrı Dağları'nın doğusundaki boylar Ch'i-pi önderliğinde birleşerek reisleri Ko-leng'i İ-wu-chen Baga Kağan ilan ederken, Sir Tarduşlar da kendi liderleri İ-hsi-po (Işbara)'ya Ye-hsi Kağan unvanını verdiler.

Ch'u-lo'nun 611 yılından sonra Sui Hanedanı hizmetine girmesiyle Batı Göktürk ülkesinde She-kui Kağan hâkimiyeti yeniden kurdu ve hem Ch'i-pi hem de Sir Tarduşlar ona bağlandı. Doğudaki Uygur, Bayırku, Ediz, Tongra ve Bugut gibi Töles boyları ise Doğu Göktürk Kağanı Shih-pi'nin idaresine girdi. She-kui'nin ölümünden sonra Sir Tarduşların, Batı Göktürk Kağanı T'ung Yabgu'ya bağlılıklarını sürdürdükleri anlaşılmaktadır.

Sir Tarduş Kağanlığı'nın Yükselişi

628 yılında Batı Göktürk Kağanlığı'nda yaşanan karışıklıklar sırasında İ-shih-po'nun torunu İ-nan, yetmiş bin çadırlık topluluğuyla Doğu Göktürk Kağanı İl Kağan'a bağlandı. Ancak Doğu Göktürk Devleti'nin kısa sürede zayıflaması üzerine bağımsızlığını ilan ederek Göktürk kuvvetlerini mağlup etti. Bu zaferden sonra çok sayıda boy ve kabile Sir Tarduş hâkimiyetini kabul etti; Ötüken bölgesi de onların denetimine geçti.

Bu gelişme üzerine Tang İmparatoru T'ai-tsung, Doğu Göktürklere karşı denge unsuru oluşturmak amacıyla İ-nan ile ittifak kurdu ve onu Chen-chu Bilge Kağan unvanıyla tanıdı. İ-nan da Çin'e elçiler göndererek iki devlet arasında diplomatik ilişkiler başlattı. Başlangıçta merkezi Ötüken'de bulunan Sir Tarduş Kağanlığı'nın sınırları doğuda Mo-ho kabilelerinden batıda Batı Göktürk ülkesine, kuzeyde Kerulen Nehri'ne kadar uzanıyor, güneyde ise Gobi Çölü doğal sınırı oluşturuyordu.

630 yılında Doğu Göktürk Devleti'nin yıkılmasının ardından İ-nan, merkezini Tola Irmağı'nın güneyindeki Togu Balıkbölgesine taşıdı. Böylece Sir Tarduşlar, Gobi Çölü'nün güneyi dışında eski Doğu Göktürk ülkesinin büyük bölümünü hâkimiyetleri altına aldılar. Yaklaşık iki yüz bin kişilik askerî güce ulaşan devlet, kuzey ve güney olmak üzere iki idarî bölgeye ayrıldı; İ-nan merkezde kalırken oğulları Tardu ve T'u-li-shih bu bölgelerin yönetimini üstlendi. Bu dönemde Tang sarayına düzenli olarak elçiler gönderildi.

Sir Tarduşların giderek güçlenmesi Tang yönetimini tedirgin ederken, onların en büyük endişesi Çin'de bulunan Göktürklerin yeniden bozkıra dönerek eski hâkimiyetlerini kurmalarıydı. Bu nedenle 641 yılında Ssu-mo idaresindeki Göktürklerin kuzeye gönderilmesi üzerine Sir Tarduşlar harekete geçti. İ-nan'ın oğlu Tardu Şad, büyük bir kuvvetle Ssu-mo üzerine yürüdü; ancak Tang ordusunun müdahalesi sonucu geri çekilmek zorunda kaldı.

Yenilginin ardından Sir Tarduşlar, Tang sarayıyla yeniden iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İ-nan, çok sayıda at ve hayvan sürüsü göndererek bir Tang prensesiyle evlenme talebinde bulundu. İmparator T'ai-tsung başlangıçta bu isteğe mesafeli yaklaşsa da, devlet adamlarının tavsiyesi üzerine Sir Tarduşlarla barışçı ilişkilerin sürdürülmesini tercih etti. Böylece iki devlet arasındaki diplomatik temaslar bir süre daha devam etti.

Sir Tarduşların Yıkılışı

Sir Tarduşların kuraklık ve hayvan kayıpları nedeniyle Tang sarayına göndermeleri gereken vergiyi sunamamaları, iki devlet arasındaki ilişkilerin bozulmasına yol açtı. Tang sarayındaki devlet adamlarının tavsiyesi üzerine İmparator T'ai-tsung, daha önce gündeme gelen hanedan evliliğinden vazgeçti. Bunun üzerine Sir Tarduşlar Tang'a karşı daha sert bir siyaset izlemeye başladı. T'u-li Şad'ın Ting-hsiang'a düzenlediği saldırı, ilişkilerdeki gerginliğin ilk işareti oldu. Buna rağmen Bilge Kağan, Kore seferinde Tang'a askerî yardım teklif ederek dostane ilişkileri sürdürmeye çalıştı. Aynı dönemde Korelilerin ittifak teklifini de reddetti. Ancak Bilge Kağan'ın 645 yılında ölmesi, Sir Tarduş Kağanlığı'nda yeni bir mücadele dönemini başlattı.

Bilge Kağan'ın ölümünden sonra ülke doğu ve batı olmak üzere iki idare bölgesine ayrıldı. Doğu kanadı T'u-li-shih unvanını alan Ye-mang'a, batı kanadı ise Lü Yabgu Kağan unvanını taşıyan Pa-chuo'ya bırakıldı. Kısa süre sonra Ye-mang öldürüldü ve Lü Yabgu Kağan devletin tek hâkimi oldu. Çin ordusunun Kore cephesinde bulunmasını fırsat bilerek Tang sınırlarına saldırmak istediyse de, Çin'in geniş çaplı askerî hazırlıkları karşısında geri çekilmek zorunda kaldı.

Lü Yabgu Kağan'ın sert yönetimi ve devlet adamlarını tasfiye etmesi ülkede huzursuzluğu artırdı. Hanedan mensupları arasındaki mücadeleler ve Çin'in muhalif grupları desteklemesi iç karışıklıkları derinleştirdi. Giderek zayıflayan Lü Yabgu, az sayıdaki adamıyla kaçmaya çalışırken Uygurlar tarafından öldürüldü. Hanedan üyelerinin büyük bölümü ortadan kaldırılırken halkın önemli bir kısmı Doğu Türkistan'daki küçük devletlere sığındı.

Lü Yabgu'nun ölümünün ardından Bilge Kağan'ın yeğeni Tuo-mo-chih, İ-t'e-wu-shih Kağan unvanıyla hükümdar ilan edildi. Kısa sürede birçok Töles boyu yeniden onun etrafında toplandıysa da, bu durum Tang yönetimini yeniden endişelendirdi. Çin ordusunun düzenlediği sefer sırasında Tuo-mo-chih teslim olmak zorunda kaldı; çok sayıda Sir Tarduş öldürüldü veya esir alındı. Tuo-mo-chih ise Tang hizmetine alınarak Çin'de yaşamaya başladı.

Sir Tarduş Kağanlığı'nın ortadan kalkmasının ardından Çi-pi, Uygur ve diğer Töles boyları Tang hâkimiyetini tanıdı. Sir Tarduşlardan geriye kalan toplulukların bir bölümü 650 yılında Çin'in kuzey sınır bölgelerine yerleştirildi. 669 yılında kalan Sir Tarduş grupları yeniden ayaklansalar da isyan, Tang Hanedanı'nın Göktürk kuvvetlerinden de yararlanmasıyla kısa sürede bastırıldı. Böylece VII. yüzyılın ilk yarısında bozkırın en güçlü siyasî teşekküllerinden biri olan Sir Tarduş Kağanlığı tarih sahnesinden çekildi.